Uçak Bileti Arama

Uçuş Ara

ANKARA - KIEV Uçak Bileti


Ara

Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, Ankara ilinin merkezi, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti.

Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.

Ankara; kedisi, keçisi ve bu keçinin yünü, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür. Ortalama 938 m rakıma sahip olan kentin nüfusu, 2010 yılı ADNKS tabanına dayalı nüfus sayımına göre 4,431,719 kişidir. Bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı'na ulaşan Ankara, Hattileri, Hititleri, Frigleri, Lidyalıları, Ahamenişleri (Persler), Makedonyalıları, Galatları (Keltler), Romalıları, Selçukluları ve Osmanlıları ağırlamış, Batı ve Doğu medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Geçmişte, Galatlar'ın bir boyu olan Tektosaglara ve sonrasında Friglere başkentlik yapmış olan kent, 1923'ten beridir de Türkiye Cumhuriyeti'ne başkentlik etmektedir.

Etimoloji Roma İmparatoru Gallienus döneminden bir Ankyra sikkesi, Ankara adının çapadan geldiği efsanesini yansıtıyor.

Frigya dili ve Yunancada (telâffuz: Anküra), gemi çapası demektir. Bazı efsanelere göre Ankara, Frig Kralı Midas’ın bir gemi çapası bulduğu yerdir. Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında Anküra’ya MÖ 333'de geldiği kayıtlara geçmiştir. 2. yüzyıla ait ve Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen bazı paralarda gemi çapası figürü bulunmaktadır.

Frigler, Galatlar ve Romalılar tarafından olarak bilinen şehrin adı, Latin harfleri ile Batılı kaynaklara Ankyra ve Ancyra olarak geçti. Kentin adı, Türklerin Anadolu'ya gelmesinden sonra Ankara, Engürü ve Engüriye olarak değişime uğradı, Batı dillerine de Angora olarak geçti. 16. yüzyıla ait çeşitli resmî Osmanlı evraklarında Ankara adı geçmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, 28 Mart 1930'da yabancı ülkelerden Türk şehirleri için Türkçe adların kullanılmasını resmen talep etti. Bu tarihten sonra posta idaresi Angora olarak adreslenmiş mektupları Ankara'ya ulaştırmadı. Böylece zamanla Ankara adı evrenselleşti.

Tarihçe Ankara, Sakarya Nehri'ni besleyen Ankara Çayı’nın geçtiği ovanın doğu kenarında kurulmuştur. Çubuk Ovası, kenti çevreleyen verimli bir tarım alanıdır. Sonradan Ankara Kalesi'nin kurulduğu tepenin ve eteklerinin sarp yamaçlı olması, tarihte bölgeyi düşman saldırılarına karşı korunaklı kılmaktaydı. Bentderesi’nin dar vadisi, Ankara Kalesi’nin bulunduğu volkanik tepeyi, yaylanın ovaya hakim dik kenarından ayırdığından, askeri öneme haizdi. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, kentin bilinen tarihi Eski Taş Çağına (yak. M.Ö. 2 milyon - M.Ö. 10 bin)[22] kadar uzanmaktadır. Bu döneme ait çeşitli eserlere Gâvurkale, Ergazi, Lodumlu ve Maltepe'de rastlanmıştır.

Hattiler ve Hititler Ankara'nın bilinen ilk sakinleri, M.Ö 2500-1700 yılları arasında tüm Anadolu yarımadasında bir medeniyet kurmuş olan Hattilerdir. Şehir devletlerinden oluşan ve haklarında fazla bir bilgiye sahip olunmayan Hattiler zamanla Hititlerin hakimiyetine girmiş ve Hitit bünyesinde erimişlerdir. Ancak Hatti dili, dini ve sanatı Hitit medeniyetini büyük oranda etkilemiş, Anadolu'nun adı da yaklaşık 17 asır boyunca Hatti ülkesi olarak kalmıştır.

Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (M.Ö. 1660-1190), Anadolu’ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir. Hititlerin Anadolu’ya göç tarihleri, kesin olarak bilinmemektedir. Ankara ve çevresinde Hitit dönemine ait yerleşkelerin kalıntıları, Balıkhisar, Ballıkuyumcu, Bitik, Karaoğlan, Gâvurkale ve Kültepe höyükleridir. M.Ö. 2. bin yılın sonlarına doğru Hititlerin siyasal olarak çöktüğü ve yerini Friglere bıraktığı görülmektedir.

Frigler ve Lidyalılar M.Ö. 2. bin yılın sonlarında bölgede, hızla büyüyen bir Frigya kasabası vardı. Frig Krallığı'nın başkenti olan Gordion kentinin kalıntıları Polatlı'nın 29 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Bugün Yassıhöyük denen bölgede bulunan Gordion, en parlak dönemini Frigya Kralı Midas zamanında (M.Ö. 725-675) yaşamıştır. Ankara'da, Frigler dönemine ait kalıntılar arasında bulunan Yumurtatepe Tümülüsü'nün bulunduğu yerin, kurulduğu dönemlerde çok önemli bir yerleşim olmasa da stratejik bir noktada olduğu düşünülmektedir. Frigler, M.Ö. 700'lü yıllarda Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından ortadan kaldırıldı.

Tunç Çağı'nın sonlarında Frigler ile birlikte Anadolu'ya gelen ve Batı Anadolu'da varlıklarını sürdüren Lidyalılar, Friglerin ortadan kalkmasını fırsat bilerek Ankara'yı da kapsayan Kızılırmak yöresini ele geçirdiler. M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu'ya hakim oldular ve 140 yıl hüküm sürdüler. Lidyalıların madeni parayı icat ettikleri kabul edilir. Lidyalılar döneminde Anadolu'da pazar ekonomisi gelişmiş, tahıl üretimi, hayvancılık, zeytinyağı ve şarap üretimi ilerlemiştir. Orta Anadolu'nun ana ulaşım yolu üzerinde bulunan Ankara kenti de bu gelişmelerden istifade etmiştir. Medlerle ve Perslerle savaşan Lidyalılar, komşuları Ahameniş Pers Hükümdarı Kiros ile M.Ö. 547'de Kızılırmak kavisi içinde yaptıkları savaşı kaybederek tarih sahnesinden silinmişlerdir.

Ahameniş Persler ve Büyük İskender Persler, M.Ö. 545’den itibaren Anadolu’ya egemen olarak, Anadolu’daki Helen kültürüne son verdiler. M.Ö. 5. yüzyılda Herodot, Pers İmparatorluğu'nun ordu, ticaret ve posta hattı olarak kullanılan Kral Yolu'nun Ankara'dan geçtiğini yazar. Kral Yolu Efes'te başlıyor, Sardes şehrinden Lidya'yı, sonra Gordion, Ankyra ve Kızılırmak'tan geçerek, Kapadokya üzerinden Kilikya'ya, oradan Fırat ve Dicle nehirlerini geçip Asur'dan Susa kentine ulaşıyordu. Kent, bu dönemde önemli bir ticaret ve konaklama merkeziydi.

Ankara, M.Ö. 334'de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Ahameniş Pers İmparatorluğu'ndan alındı. Büyük İskender, M.Ö. 334-333 kışını, ünlü Gordion Düğümü'nü kestiği Gordion'da, ilkbaharı da Ankara'da Persleri bekleyerek geçirdi. Ankara Anadolu'daki kavşak noktalarından biri olduğu için, buraya yürüyen Makedon birlikleri civardaki birçok kenti de ele geçirdiler. İskender'in M.Ö 323'te ölmesi üzerine kent, önce Antigonos’un eline, Antigonos’un ölümünden sonra da Lysimakhos’un eline geçti. Lysimakhos'un Lidya'da Kurupedion Savaşı’nda yenilmesinden sonra ise Selevkosların eline geçti. Bu dönemde Helen Uygarlığı yeniden Anadolu'da yayıldı.

Galatlar Roma İmparatorluğu döneminde Galatya
Hint-Avrupalı bir Kelt kavmi olan savaşçı Galatlar, Orta ve Batı Avrupa'nın Ren-Tuna havzasındaki yurtlarını terkederek M.Ö. 278-189 yılları arasında üç kabile olarak Anadolu'ya göçtüler. Yerleştikleri Frigya ve Kapadokya topraklarına Galatya dendi. Galatya günümüzdeki Ankara ve Kırıkkale illerinin tamamını kapsıyordu. Ankara, Galatların Tektosaglar boyuna M.Ö. 3. yüzyılda başkentlik etmiştir. Strabon, ünlü eseri Geographika’da, Ankara Kalesi'nin Tektosaglar tarafından inşa edildiğini söyler. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus, M.Ö. 25 yılında Ankara'yı ele geçirmiştir.

Roma İmparatorluğu Ankara, Roma İmparatorluğu'nun Galatia Prima eyaletinin başkentiydi. 2. yüzyılda, İmparator Hadrianus döneminde kent metropol oldu.

M.S. 3. yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu'nda ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüye paralel olarak kent, o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirdi, İmparator Caracalla döneminde çevresi surlarla çevrildi. Roma İmparatorluğu'nun başkenti Bizantion'a (İstanbul) taşınınca, Ankara'dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da arttı.

  1. yüzyılda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte Ankara önemli bir dinî merkez oldu. M.S. 395 yılında yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Ankara Doğu Roma (Bizans) sınırları içinde kaldı. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Doğu Roma kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazandı. Bu dönemde kent planının temel öğeleri, kenti düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.

    Ankara'da Doğu Roma hakimiyeti zaman zaman kesintilere uğradı. M.S. 654 yılında Müslüman Araplar kısa süreliğine kentin kontrolünü ele geçirdiler. 833 ve 842 yıllarında Abbasi Halifesi Mutasım ve Türk komutanı Afşin Ankara'yı kısa süreliğine ele geçirdi. 871 yılında Pavlikian mezhebinden Hristiyanlar şehrin kontrolünü yaklaşık bir yıllığına ele geçirdiler. Bu kesintilerden sonra her seferinde Bizanslılar şehri geri alarak otoriteyi temin ettiler.

Osmanlı İmparatorluğu Ankara'nın 18. yüzyıldan kalma bir resmi. Bu anonim eser Hollanda'daki Rijksmuseum'dadır.
Ankara'nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun eline geçmesi, Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Sultanlarının da çabasıyla transit ticarette gelişme gösteren Ankara, önce Ahiler'e, ardından 1304'te göreli özerklik verilerek Osmanlı İmparatorluğu'na bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Büyük Timur İmparatorluğu İmparatoru Timur ile Osmanlı İmparatorluğu Padişahı Yıldırım Bayezid arasında Ankara Savaşı yapıldı. Yıldırım Bayezid'in savaşı kaybetmesi ve Timur'a esir düşmesi sonucu Osmanlı Devleti, Fetret Devri denen bunalım ve iktidar boşluğu dönemine girdi. Ankara Savaşı'nda kent ve çevresi büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında kent, yeniden onarılmıştır. 1841 yılında Anadolu Eyaleti kaldırılıp yerine vilayetler kurulunca kent bir vilayet oldu. Ankara, Çorum, Yozgat, Kayseri ve Kırşehir sancakları bu vilayete bağlandı. Ankara Vilayeti, varlığını 1922 yılında kadar sürdürdü.

Kurtuluş Savaşı ve Başkent Oluşu Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra, Padişah VI. Mehmet tarafından 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atandı. 19 Mayıs 1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey ve Hüsrev Bey (Gerede) ile birlikte Samsun'a çıktı. Anadolu'da Havza ve Amasya Genelgesi'ni yayınlayan ve Sivas ile Erzurum Kongresi'ni düzenleyen Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzaladı. Bu protokol üzerine Meclis-i Mebusan açılmıştır. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını daha yakından izleyebilmek için 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. Ankara'ya gelmesinin nedenleri arasında buranın demiryolu ağına sahip olması, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmemiş olması, merkezi bir konumda bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlık gibi nedenler de etkili olmuştur. Meclis, 28 Ocak 1920'de oybirliği ile Misakımillî'yi kabul etmiştir. Bunun üzerine İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de illere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge göndermiş ve Ankara'da olağanüstü bir meclisin açılacağını duyurmuştur. Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de TBMM açılmış ve hükümet kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı bu meclisten yönetilmiş, savaşın kazanılmasının ardından Lozan Antlaşması imzalanmış ve I. TBMM seçim kararı almış ve yerini II. TBMM'ye bırakmıştır. İnkılap Meclisi olarak da anılan bu meclis 13 Ekim 1923'te Ankara'yı başkent ilan etmiştir.

Coğrafya Ankara, doğuda Kırıkkale ili'ne bağlı Bahşılı ve Yahşihan, kuzeydoğuda Ankara ili'ne bağlı Kalecik, kuzeyde Çankırı ili'ne bağlı Şabanözü, ve Ankara ili'ne bağlı Kızılcahamam, kuzeybatı ve batıda Ankara ili'ne bağlı Güdül ve Beypazarı, güneyde Ankara ili'ne bağlı Polatlı ve Haymana, güneydoğuda ise Ankara ili'ne bağlı Bala ile komşudur.
Sakarya Nehri'nin kollarından Ankara Çayı, kentin merkezinden geçmektedir. Bu çayın üzerinde, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılan Akköprü bulunmaktadır.

İklim Genel olarak Karasal İklimin hüküm sürdüğü Ankara'da, kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kuraktır. Yağışlar en çok ilkbahar mevsimindedir. Karın yerde kalma süresi ortalama 62 gündür. Gece ile gündüz, yaz ile kış mevsimi arasında önemli sıcaklık farkları bulunur. En sıcak aylar Temmuz (ortalama 23,4 °C) ve Ağustos (ortalama 23,9 °C), en soğuk aylar ise Ocak (ortalama 0,6 °C) ve Şubat (ortalama 1 °C) olarak belirlenmiştir.

Ankara iklimi Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Yıl
En yüksek sıcaklık rekoru, °C 16 19 25 30 33 37 40 42 35 32 24 17 42
Ortalama en yüksek sıcaklık, °C 1 4 10 15 20 24 27 28 24 18 10 4 15
Ortalama sıcaklık, °C 0,4 1,9 6,0 11,2 15,9 19,9 23,4 22,9 18,5 12,9 6,6 2,3 10
Ortalama en düşük sıcaklık, °C -6 -5 -1 3 6 9 12 12 8 3 -1 -3 3
En düşük sıcaklık rekoru, °C -31 -31 -27 -11 -6 2 3 3 -2 -8 -18 -25 -31
Ortalama yağış, mm 40 31 36 51 52 39 17 15 18 32 36 48 415

Belediye başkanları Belediye Başkanı
Kütükçü Ali Bey
Vehbi Demirel
Mehmet Ali Bey
Ali Haydar Yuluğ
Asaf Bey
Nevzat Tandoğan
Osman Sabri Adal
İzzettin Çağpar
Ragıp Tüzün
Fuat Börekçi
Atıf Benderlioğlu
Kemal Aygün
Orhan Eren
Dilaver Argün
İrfan Baştuğ
İhsan Olgun
M. Nuri Teoman
Enver Kuray
Halil Sezai Erkut
Ekrem C. Barlas
Vedat Dalokay
Ali Dinçer
Süleyman Önder
Mehmet Altınsoy
Murat Karayalçın
Vedat Aydın
Melih Gökçek

Nüfus Ankara Şehir Merkezi Nüfusu
2010 4.431.719
2009 4.306.105
2008 4.194.939
2007 3.763.591
2000 3.203.362
1997 2.917.602
1990 2.559.511
1985 2.228.398
1980 1.800.587
1975 1.606.040
1970 1.236.152
1965 905.660
1960 650.067
1955 451.241
1950 288.536
1945 226.712
1940 157.242
1935 122.720
1927 74.553

Ankara, başkent olmadan önce otuz bin kişilik bir nüfusa sahipti; ancak başkent olduktan sonra önce İstanbul ve İzmir'den sonra en kalabalık üçüncü kent oldu, ardından İzmir'i geçerek İstanbul'dan sonra Türkiye'nin en kalabalık kenti oldu. Ankara bugün dünyanın en kalabalık 38. kentidir. Kent nüfusu bugün dört milyon civarında olmakla birlikte her geçen gün büyümektedir. Kent, ülkenin en çok göç alan kentlerindendir. İl nüfusu 4.641.256,[61] merkez nüfusu 4.431.719 kişidir.[9] 1990 yılında 2.583.963 olan nüfus 2000 yılında %21.48 artarak bu orana ulaşmıştır. Bu oran %15.78 olan İç Anadolu Bölgesi ve %18.28 olan Türkiye ortalamasından yüksektir. Kent nüfusunun %88'i kentlerde, geriye kalan %12'si köylerde yaşar. Ayrıca 11.608.868 kişilik İç. Anadolu nüfusunun yaklaşık üçte biri Ankara'da yaşar. İl nüfusunun %80'i merkezde yaşar. Ankara'da 2008 yılında altı yaşın üstündeki 138.599 kişi okuma yazma bilmemektedir. Bunun 20.983'ü erkek, 117.616'sı kadındır. 251.766 kişinin okuma yazma bilip bilmediğine dair bilgi olmamakla birlikte 3.614.367 kişi okuma yazma bilmektedir.

Ankara'da yaşayan nüfusun 1.537.242'si nüfusa Ankara adına kayıtlı iken geri kalan nüfus diğerillerden göçenler ve yabancılardan oluşmaktadır. Diğer illerden gelen nüfus içinde en büyük oran 323.809 kişiyle Çorum'a aittir. Çorum'u 284.416 kişiyle Yozgat, 222.470 kişiyle Çankırı, 179.094 kişiyle Kırşehir, 158.991 kişiyle Kırıkkale 140.603 kişiyle Sivas izler. İç Anadolu Bölgesi'nden olmayanlar içinde en yoğun nüfus ise 91.038 kişiyle Erzurum'a aittir. Bu ili 77.962 kişiyle Bolu, 74.810 kişiyle Kars izler. Ankara'da en az nüfusa sahip iller ise, 1.802 kişiyle Hakkâri, 1.181 kişiyle Yalova, 3.921 kişiyle Kırklareli'dir.

E**konomi** Ankara nüfusunun dörtte üçü hizmet sektöründe çalışmaktadır ve bu sektör ilin gayrisafi milli hasılasında en büyük paya sahiptir. Bu sektörün bu kadar gelişmesinin nedeni, göçle gelen nüfusa isthidam sağlayacak kadar büyük sanayinin bulunmamasıdır. Ankara il genelinde toprakların %60'ı tarım alanı olarak kullanılmaktadır ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir.

Kent, Türkiye gayrisafi millî hasıla'sının %9'una sahiptir. Ülkenin toplam vergi gelirlerinin %12'si, bütçe gelirlerinin %12.3'ü kentten toplanır; buna karşılık ilin ülke bütçesinden aldığı pay %6.4'tür. 2006 yılında Ankara'nın bütçe gelirlerine 16,5 milyar TL, bütçe gelirlerine katkısı 21,1 milyar TL olup, bütçeden aldığı pay 11,3 milyar TL'dir. 2006 yılında toplam 1.355.000 kişinin istihdam edildiği Ankara'daki işsiz sayısı, 185 bin kişidir ki bu oran olarak %12,1'e denk gelmektedir. Pricewaterhouse Coopers’ın “Dünyada En Büyük Şehir Ekonomileri Hangileri ve Bu 2020 Yılında Nasıl Değişecek” raporuna göre dünyanın en büyük 100 kenti arasında 2005 yılında 94. olan kent, 2008'de 80. sıraya yerleşmiştir. İlin 2020 yılında dünya kentleri sıralamasında 115 milyar $ gelirle 74. sıraya yerleşmesi planlanmaktadır.

Kent, 2008 yılı Türkiye ihracatında 4.617.354 $'lık dışsatımla, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir'den sonra beşinci, 19.062.872 $'lık dışalımla İstanbul ve İzmir'den sonra üçüncü olmuştur.

Turizm Ankara'ya 2001 yılında 208.101 yabancı giriş yapmıştır. Aylara dağıtıldığında en çok turist 40.403 kişiyle temmuz ayında, en az turist 9.099 kişiyle kasım ayında gelmiştir.

Turist sayısını artırmak için kongre ve eğlence turizmi odaklı bir politika izlenmektedir. Bunun için Yenimahalle'de bir kongre sarayı ve Aşağı Yurtçu-Ballıkuyumcu'da bir Disneyland kurulması planlanmıştır. Disneyland'ın yapımı 3 milyon m² alana yapılacak olup yaklaşık 1 milyar $'a malolması beklenmektedir. Yapımı en az birkaç yıl sürecek olan Disneyland Türkiye'de alışılageldik Disney karakterlerinin yanı sıra Türk dünyasından motiflere ve kahramanlara da yer verilmesi düşünülmektedir. Hedef kitle olarak Orta Doğu ve Batı Avrupa halkları belirlenmiştir.

Ulaşım Kent içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Şu an inşaatı süren 4 adet metro ağı vardır.

Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.

Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı kente havayolu ile giriş çıkışı sağlayan en önemli noktadır. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Havalimanını kentmerkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir.

Kente giriş çıkışlarda diğer önemli yer Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi yani kısaca AŞTİ'dir. Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanetçiler, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi taksi servisi de vardır.

Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer TCDD Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi'nin Ankara - Eskişehir kesimi 2009'da hizmete açıldı.

Kentin büyük merkezlere uzaklığı (km) şöyledir: İstanbul 454, Antalya 544, Bursa 380, Diyarbakır 981, Eskişehir 232, Gaziantep 682, İzmir 582, Konya 258, Samsun 417, Kayseri 310, Erzurum 880 km.

Sağlık Ankara'da 2009 itibarıyla 33 tane Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'na bağlı olan, 8 üniversitelere bağlı, 2 askeri, 3 resmi, 20 özel, 1 belediye hastanesi olmak üzere toplam 67 hastane ve 1 ağız ve diş sağlığı merkezi bulunmaktadır.

Ayrıca Yenimahalle ilçesine bağlı Batıkent semtinde bir hastane inşaatı vardır. 200 yatak kapasiteli bu hastanenin kapasitesi yapılan eklerle 600 yatağa çıkarılacaktır.

Ankara'daki cadde ve sokaklar Ankara'da Opera Meydanı, Tandoğan Meydanı, Şili Meydanı, Hergele Meydanı gibi birçok meydan, Tunalı Hilmi Caddesi, Arjantin Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı gibi birçok cadde, sokak ve bulvar vardır.

Bunlardan Opera Meydanı: Gençlik Parkı, Devlet Opera ve Balesi, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası ve İller Bankası gibi birçok yapıya evsahipliği yapar.

Parklar ve yeşil alanlar Ankara'daki önemli parklar arasında Atatürk Orman Çiftliği, Altınpark, Gençlik Parkı, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Seymenler Parkı, Botanik Parkı, Kuğulu Park, Harikalar Diyarı, Göksu Parkı, Köroğlu Parkı, 50.Yıl Parkı ve Mavi Göl sayılabilir. Bu parklar arasında Harikalar Diyarı, 1 milyon 300 bin m²'lik alanıyla Avrupa'nın en büyük parkıdır.

Kentte kişi başına düşen yeşil alan miktarı 2009 yılında 14.91 m², Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk Orman Çiftliği, Cumhurbaşkanlığı tesisleri ve Askeri tesisler dahil edilince 72 m²'dir. Toplam yeşil alan miktarı 230.920.125 m² olup, bu alanın büyütülmesine uğraşılmaktadır. 1994-2007 yılları arası, yaklaşık 4.6 milyon adet boylu ağaç, fidan, çalı ve çiçek dikilen kentte, yılda ortalama 1.3 milyon adet çiçek, 30 bin adet fidan üretimi yapılmaktaktadır. 2009 yılında 1.113.300 adet fidan ve çalı dikimi ile 4967 adet ağaç dikimi gerçekleştirilmiştir. Kentte ağaç, fidan, çiçek dikimi ve bakımı ile uğraşan 412 kişi istihdam edilmektedir.

Atatürk Orman Çiftliği Atatürk Orman Çiftliği; Hayvanat Bahçesi, Atatürk evi, piknik alanı ve doğal parktan oluşmaktadır.[82] Mustafa Kemal Atatürk'ün 5 Mayıs 1925 tarihinde, Ankara'da modern bir çiftlik kurulması için verdiği talimat ile kurulmuştur.

Türk Kurtuluş Savaşı bittikten sonra Atatürk, "Ulusal ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki tarımda kalkınmaya büyük önem vermeliyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu amaca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Ancak bu yaşamsal işi isabetle amaca ulaştırabilmek için, ilk önce ciddi etütlere dayalı bir tarım siyaseti uygulamak ve onun için de her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek uygulayabileceği bir tarım rejimini kurmak gerektir diyerek tarıma öncelik verdiğini belirtmiş, Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan dahi yeşillikler arsında olduğunu fark etsin." diyerek Atatürk Orman Çiftliği'nin kurulmasında öncü olmuştur. Bunun için çiftlik idare merkezi ile, parkların ve sebze bahçelerinin de üzerinde bulunduğu 20.000 dönüm arazi satın alındı. Çiftlik, Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü üzerine hazineye bağışlanmıştır.

Gençlik Parkı Ulus'taki Gençlik Parkı, Cumhuriyetin ilk yıllarında bataklıklarla kaplı olan 28 hektar büyüklüğündeki arazide kurulmuştur. Park yapılmasına karar verilen arazinin bir bölümünde "Ay-Yıldız" adında bir futbol sahası bulunmaktaydı. Parkın inşaatına 1936 yılında başlandı. 600 bin TL ödenek ayrılarak iki yılda bitirilmesi planlanan park 19 Mayıs 1943 günü hizmete açıldı.

İlk projede, Ankara ikliminde yaşayabilecek kuşlar için bahçe, açık hava halk tiyatrosu, çocuk bahçesi, labirent, yüzme havuzu ve atlı gezintiler için 2200 metrelik bir gezi yolu bulunmaktaydı. 1951 yılında gösteri için gelen İtalyan oyun parkı Lunapark'ın benzeri, Gençlik Parkı içinde kuruldu. 1956'da "Bugünkü Ankara" adında bir sergi açıldı. 1957'de TCDD tarafından parkı dolaşan iki minyatür tren işletilmeye başlandı. Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu.

2007, 2008 ve 2009 yıllarında yenilenen parka, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun işbirliği ile Türkiye'nin ilk bilim merkezi kurulmaktadır.

Altınpark Altınpark Ankara'nın Altındağ ilçesinin Aydınlıkevler semtinde bulunan, 640 bin m² bir alan üzerinde, %85'ini yeşil alan ve gölet düzenlemeleri, %15'ini de yapılar ve meydanların oluşturduğu Ankara'nın en büyük rekreasyon alanlarından biridir. 1977'ye kadar golf kulübü olarak kullanılan bu alana 1985'te açılan yarışmada birinci gelen projenin uygulanması ile bugünkü Altınpark ortaya çıkmıştır.

640 bin m² alanın 261.160 m²'si yeşil alan, 32.700 m²'si gölet, 46.758 m²'si çalıdır. Ayrıca 17.466 m²'lik bir alanda ağaçlar vardır.

Kültür ve sanat Müzeler
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün kabrinin bulunduğu Anıtkabir'den bir görünüş.

Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır. Bunların en önemlileri şunlardır:
Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Atpazarı semtinde, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğusundaki iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han'dır. Anadolu'nun arkeolojik eserlerini sergileyen ve dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan bir müzedir.

Etnografya Müzesi: Önceleri Arkeoloji müzesi yapılması düşünülen yapıya sonraları Resim ve Heykel Müzesi kurulması kararlaştırılmış, Mustafa Kemal Atatürk'ün mezarı Anıtkabir yapılana kadar burada saklanmıştır.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi: Müze, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından projelendirilerek, 1927 yılında Türkocağı olarak inşa edilmiştir. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından 2 Nisan 1980 tarihinde müze olarak açılışı yapılmıştır.

Kurtuluş Savaşı Müzesi: I. TBMM binasında hizmet veren bir müzedir. 23 Nisan 1961'de "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.

Cumhuriyet Müzesi: II. TBMM binasında hizmet veren müzedir. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, onların kendi sözleri, fotoğrafları, bazı özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar sergilenmektedir.

Anıtkabir: Mustafa Kemal Atatürk'ün kabrinin de bulunduğu müzedir. Müze dört bölümden oluşur: Birinci bölümde Atatürk'ün özel eşyaları; ikinci bölümde Çanakkale Savaşı panoraması; üçüncü bölümde Sakarya Meydan Savaşı ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi panoraması; dördüncü bölümde Atatürk devrimlerinin fotoğraf ve açıklamalarla tanıtıldığı, rölyeflerle zenginleştirilmiş tonozlu koridor bulunmaktadır.

Anıtlar ve heykeller Ankara'da birçok anıt ve heykel bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden Ulus semtindeki Atlı Atatürk ve Mareşal Atatürk Anıtları, Pietro Canonica tarafından 1927 yılında yapılmıştır.

Ulus'taki bir başka heykel olan Zafer Anıtı, Heinrich Krippel 1927 yılında tarafından yapılmıştır.
Önemli anıtlardan Güvenpark Anıtı, Anton Hanak ve Joseph Thorak tarafından yapılmış ve Kızılay Meydanına yerleştirilmiştir. Heykelin Açılışı 1935 yılında yapılmıştır. Bu anıta Güvenlik ya da Emniyet Anıtı da denir.

Çağdaş anıtlardan Hitit Güneş Kursu Anıtı, Nusret Suman tarafından yapılmış ve Sıhhiye Meydanına yerleştirilmiştir. Açılışı 1978 yılında yapılmıştır. Taşankara ise Jørgen Haugen Sørensen tarafından yapılmış ve Sakarya Caddesine yerleştirilmiştir. Açılışı 1992 yılında yapılmıştır.

Arkeolojik alanlar Ankara'da birçok arkeolojik alan vardır. Bunların en önemlilerinden Roma Hamamı, Ulus Meydanı'ndan Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer alır, 3. yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla tarafından Sağlık Tanrısı Asklepios adına yapılmıştır. Diğer bir önemli yapı olan Augustus Tapınağı, Ulus'ta Hacı Bayram Camisi bitişiğindedir. Aslen M.Ö. 2. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.[16][91][101] Augustus'un ölümünden önce Vesta rahibelerine verdiği dört adet belge Monumentum Ancyranum (Ankara Anıtı) ve Resgestae (Yazıt) olarak bilinirdi. Tapınaktaki bu taş yazıt, dünyadaki en uzun ve sağlam Latince kitabedir.

Romalılar'a ait Jülian Sütunu, Ulus'ta bulunur. Sütün 362 yılında Roma İmparatorluğu İmparatoru Julian'ın Ankara ziyareti onuruna dikilmiştir. Julian Sütunu, Belkıs Minaresi olarak da adlandırılır.

Kentteki en önemli Selçuklu yapısı olan Akköprü, Yenimahalle ilçesinin Varlık Mahallesi'nde bulunur. Köprü Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmıştır.

Çağdaş yapılar Ankara'da çağdaş yapılar içinde en önemlileri Atakule, Kocatepe Camisi, ve Armada'dır.Atakule, Çankaya'nın Cinnah Caddesi ile Çankaya Caddesi'nin kesiştiği, Zübeyde Hanım Meydanı'nda bulunur. Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlık konutlarının yakınındadır. Bu iş merkezi, Ankara'nın başkent oluşunun 66. yıldönümü nedeniyle 13 Ekim 1989'da açılmıştır. Ankara'nın açılan ilk, Türkiye'nin ikinci alışveriş merkezi olan Atakule, 125 m yüksekliğe ve kulenin tepesinde döner restorana sahiptir.

Çankaya'nın Kocatepe semtindeki Kocatepe Camisi'nin yapımına 1967'de başlanmış ve 1987'de bitirilmiştir. 88 m uzunluğunda dört minaresi vardır.[108] Ana mekânı 4 fil ayağı üzerine oturan bir merkezi kubbe ile dört yarım kubbeden oluşur.

Cumhuriyet döneminde yapılan diğer bir önemli cami olan Maltepe Camisi, Çankaya'da bulunur. Mimari açından Osmanlı mimarisi'ne benzeyen cami, yeşil bir kubbeye sahiptir. Eni 20 m, boyu 20 m yüksekliği 30 m olan Maltepe Camisi, beyaz taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Caminin birer şerefeli 50 m yüksekliğinde iki minaresi vardır. Minarelerde 142 merdiven ile şerefeye çıkılır.

Armada, 133 m yüksekliğinde, 33 katlı bir iş merkezidir. 28 Eylül 2002'de açılan yapının 4. katında, alışveriş merkezi olan yapının diğer katlarında stüdyo daire şeklinde, evler bulunmaktadır. Anteni ile birlikte yüksekliği toplam 140 m'dir.

Şenlikler Kentte geleneksel hale getirilen birçok şenlik vardır. Ankara'daki sinema alanındaki önemli organizasyonlardan biri Ankara Uluslararası Film Festivali'dir. 1998 yılından beri düzenlenen festival, belgesel, uzun film ve kısa film yarışmaları barındırır. Yaklaşık 17 dalda ödül dağıtılır.

Tiyatro alanındaki önemli bir şenlik, Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf tarafından 1996 yılından beri gerçekleştirilen Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali'dir.Bunların dışında Ankara'da 1983'ten beri Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve 1996'dan beri de Ankara Caz Festivali gerçekleştirilir.

Eğitim Eğitim ve öğretim açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olan Ankara'da 150'den fazla ilk ve orta dereceli okul ile halk eğitim merkezi vardır. Ayrıca on üniversite ve bir harp okulu hizmet vermektedir. Bu üniversiteler il genelinden öğrencilere eğitim verdiği gibi, il dışından ve öğrenci değişim programları ile yurtdışından gelen öğrencilere de eğitim vermektedir.

Üniversiteler Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi
Ankara'da bulunan üniversitelerin bir bölümü Türkiye'nin, bir bölümü, Avrupa'nın ve dünyanın en önemli üniversiteleri arasında gösterilir. Ayrıca Ankara'nın altı yaş ve üzeri nüfusunun 442.315'i en az bir üniversiteden mezun, 44.598'i yüksek lisans mezunu, 16.239'u ise doktora mezunudur.

Ankara'da eğitim veren üniversiteler şunlardır: Devlet: Ankara Üniversitesi[123], Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Özel: Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Turgut Özal Üniversitesi, Ufuk Üniversitesi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karacı muvazzaf subay ihtiyacını karşılayan ve 1834'te Mekteb-i Harbiye adıyla İstanbul'da kurulan Kara Harp Okulu, 1936'da Ankara'ya taşınmıştır.1991 yılından beri, 4 yıllık askeri eğitimin yanı sıra, lisans düzeyinde sistem mühendisliği eğitimi vermektedir.

Spor MKE Ankaragücü ve Gençlerbirliği'nin resmi stadı Ankara 19 Mayıs Stadyumu.

Futbol Kentte en çok rağbet gören spor futboldur. Kentin Sportoto Süper Lig'de bulunan iki spor takımı vardır. Bunlar: MKE Ankaragücü, Gençlerbirliği'dir. Ankara bu sayıyla İstanbul'un ardından Turkcell Süper Lig'de en çok takımı bulunan kenttir. 2008-2009 sezonunu bu takımlardan MKE Ankaragücü 13., Ankaraspor 10., Gençlerbirliği 15., Hacettepespor 18. sırada tamamladı. Bu takımlardan MKE Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Hacettepespor, 19.209 kişilik Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nu[138], Ankaraspor 19.626 kişilik Yenikent ASAŞ Stadyumu'nu kullanmaktadır.

Basketbol Kent, İstanbul'da düzenlenen[140] 1959 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndan sonra Türkiye'de düzenlenen ikinci Avrupa Basketbol Şampiyonası'na 2001 yılında ev sahipliği yapmıştır. Bu şampiyonada Türkiye Millî Basketbol Takımı, Yugoslavya'nın ardından ikinci olmuştur. Ankara, 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası'na ev sahibi olan dört şehirden biridir. Kentin basketbol takımları, Beko Basketbol Ligi'nde TED Ankara Kolejliler ve Türk Telekom Basketbol Takımı, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde Çankaya Üniversitesi Spor Klübü'dür. Bu takımlardan Türk Telekom Basketbol Takımı, üç kez Cumhurbaşkanlığı Kupası, iki Kez Türkiye Kupasını kazanmıştır.

Voleybol Kent Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nin 2009-10 sezonunda İller Bankası ve Ankaragücü takımları tarafından temsil edilmektedir.

Uluslararası ilişkiler Kardeş kentler
Ankara'nın 40 tane kardeş kenti vardır. İzmir Caddesi'nde Ankara'nın 2003 yılına kadarki kardeş kentleri için bir anıt bulunmaktadır.

Afrika Addis Ababa, Etiyopya (2006'dan beri)
Kahire, Mısır (2004'ten beri)
Hartum, Sudan (1992'den beri)
Kinşasa, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (2005'den beri)
Mogadişu, Somali (2000'den beri)

Amerika Havana, Küba (1993'ten beri)
Santiago, Şili (2000'den beri)

Asya Aşkabat, Türkmenistan (1994'den beri)
Astana, Kazakistan (2001'den beri)
Pekin, Çin Halk Cumhuriyeti (1990'dan beri)
Bişkek, Kırgızistan (1992'den beri)
Duşanbe, Tacikistan (2002'den beri)
Hanoi, Vietnam (1998'den beri)
İslamabad, Pakistan (1982'den beri)
Kabil, Afganistan (2003'ten beri)
Kuala Lumpur, Malezya (1984'ten beri)
Kuveyt, Kuveyt (1994'ten beri)
Manama, Bahreyn (2000'den beri)
San'a, Yemen (2006'dan beri)
Seul, Güney Kore (1971'den beri)
Taşkent, Özbekistan (2004'ten beri)
Ulan Batur, Moğolistan (2003'ten beri)
Şam, Suriye (2004'ten beri)


kiev gezi rehberi blog

Kiev gezi rehberi boyunca Ukrayna‘nın Dinyeper Nehri kıyısına kurulmuş göz alıcı güzellikteki başkenti Kiev hakkında detaylı bilgiler paylaşacağım.

Tarihinden, nüfus ve iklim özelliklerinden başlayarak konaklama seçenekleri, ziyaret edilecek yerleri, ulaşım olanakları ile ilgili ayrıntıları öğrenip kenti sanki yerel halktan biriymiş gibi gezebilirsiniz. Hatta hangi lezzetleri tüketmeye, alışverişte nelere öncelik vereceğinize rehberimizde bulacağınız bilgilerle kolayca karar verebilirsiniz.

 

Kiev gezi rehberi boyunca neler bulacaksınız?

 

Kiev Gezi Rehberi: Genel Bilgiler

kiev gezi notları blog

Kiev Tarihi: 5. yüzyıla kadar uzanan geçmişi ile Kiev, Doğu Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olarak anılıyor. Kent, 9. yüzyılda ilk defa Doğu Slavları arasında başkent olarak anılmaya başlanmış. 10. ve 13. yüzyıllar arasında ise Kiev Knezliği‘nin yönetim merkezi olarak altın çağını yaşamış.

Kentin altın çağını sonlandıranlar, 13. yüzyılda Moğollar olmuş. İstilanın ardından Kiev’in kontrolü Litvanya Dukalığı’na geçmiş. 1569’da Polonya-Litvanya Milletler Topluluğu’na dâhil edilen kente özgürlüğünü veren 1654 yılında Kazak kökenli Bogdan Hmelnitski olmuş. Bu olay, Ukrayna milliyetçiliğinin oluşmasına zemin hazırlamış.

1775 yılında Kiev, Rus İmparatorluğu tarafından ilhak edilmiş. Sonraki 2 yüzyıl boyunca kent, Rus kontrolünde kalmış ve Ruslaştırma çalışmaları kapsamında imparatorluğun diğer bölgelerinden geniş çaplı göç dalgalarına maruz kalmış. Bu zaman diliminde yerel halk sadece 1918 ve 1920’de bağımsızlığı kazanmaya yönelik girişimlerde bulunmuş. II. Dünya Savaşı sırasında şiddetli çatışmalara sahne olan Kiev, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesi sonucunda bağımsızlığını ilan eden Ukrayna’nın başkenti haline gelmiş.

Nüfus & Toplum: 2000’li yılların başından itibaren turistik özellikleri ile anılmaya başlanan Kiev’de 2,8 milyon kişi yaşıyor. Nüfus içerisinde Rus kökenli olanların payı %12. Kentte ayrıca Ermeni, Azeri, Tatar, Romen, Polonyalı ve Beyaz Rus azınlıklar da yaşamlarını devam ettiriyor. Nüfusunun büyük çoğunluğu Ortodoks olan Kiev’de Yahudiler, farklı inanç sisteminin benimsemiş en büyük topluluğu oluşturuyor.

Dil: 2011 yılından beri Kiev’deki yön tabelalarında lokasyon isimlerinin hem yerel dilde hem de Latin alfabesi ile yazılışlarına birlikte yer veriliyor. Yürürlükte olan uygulama gezginlerin işlerini bir hayli kolaylaştırsa da yerel halkla diyalog kurmak çoğu zaman zor olabiliyor. Zira kentte ağırlıklı olarak konuşulan diller, Ukraynaca ve Rusça. Bu yüzden seyahat öncesi akıllı cihazlarınıza çeviri uygulaması yüklemenizi tavsiye ederim.

Ulaşım: Ülkenin kuzey kesiminde Moskova’ya 756 kilometre uzaklıkta yer alan Kiev’e, ülkemizden THY ve Ukrayna Hava Yolları direkt uçak seferleri düzenliyor. Ortalama 1 saat 55 dakikada tamamlanan bu seferler, kent merkezinin 36 kilometre kadar güneydoğusunda bulunan Boryspil Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştiriliyor. Avrupa’nın birçok önemli kentinden ve Rusya’dan kente seyahat için hava yolu ulaşımına alternatif olarak tren ve otobüs seferleri kullanılıyor.

Kiev’e Ne Zaman Gidilir?

kiev'e ne zaman gidilir

Kiev gezi rehberinde şimdiki konumuz kentin iklimi. Ukrayna’nın başkenti, tüm yılı karasal iklimin etkisi altında sürdürüyor. Kış aylarında hava sıcaklığı ortalaması 0°C’nin altında seyrediyor. Nisan’dan itibaren hava sıcaklıklarında gözle görülür artış yaşanıyor. Hatta Nisan-Ağustos arası birçokları tarafından kente seyahat için en ideal dönem olarak gösteriliyor.

Güneşli gün sayısının fazla olduğu bu zaman diliminde nadiren yağmur yağıyor. Ayrıca parkların ve bahçelerin tüm güzelliklerini sergilemeleri, görülmeye değer kent manzaralarının oluşmasını sağlıyor. Yalnız Temmuz ayı için tatil planı yaparken iki noktayı atlamamak gerekiyor çünkü bu ay hem yılın en sıcak hem de en yağışlı bölümünü oluşturuyor. Sonbaharda ise Ekim ayının ortasına kadar ılıman hava koşulları etkili oluyor.

Seyahat planlarınızı oluştururken kentte düzenlenen festivalleri de göz önünde bulundurabilirsiniz. Kiev tatili sırasında katılma fırsatı bulacağınız kültürel etkinlikler, ağırlıklı olarak Mayıs-Ağustos ayları arasında gerçekleştiriliyor.

Örneğin, kentin Nazi işgalinden kurtulmasına ve II. Dünya Savaşı’nda mücadele eden yerel halkı onurlandırmaya yönelik Zafer Günü 9 Mayıs’ta kutlanıyor. Mayıs ayının son hafta sonunda Kiev Günü dolayısıyla kentin çeşitli yerlerinde konserler, havai fişek gösterileri ve çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Aynı dönemde kent merkezinin doğusunda başlayan Ukrayna Dünya Müzik Festivali ise Temmuz’un ilk günlerinde sona eriyor.

Ukrayna’nın en eski festivallerinden biri olan ve Kiev’e birkaç saat uzaklıktaki Poltava’da Ağustos ayı içerisinde düzenlenen Sorochinsky Yarmarok, hediyelik eşya almak isteyen gezginlere cazip fırsatlar sunuyor. Tatilinizi 24 Ağustos’u kapsayacak şekilde planlarsanız Bağımsızlık Günü kutlamalarını izleme olanağı bulabilirsiniz.

Kiev’de Nerede Kalınır?

kiev'de gezilecek yerler otel tavsiyesiSon seyahatimde konaklayıp memnun ayrıldığım 4 yıldızlı Khreschatyk City Center, şehirde konaklama için güzel bir seçenek. Bilgi ve rezervasyon için tıklayın.

Konaklama fiyatlarının gayet uygun seviyelerde olduğu Kiev’de tarihi yapılar ile alışveriş ve eğlence olanaklarının tamamı Dinyeper Nehri’nin batı kıyısında yer alıyor. Dolayısıyla kentin bu kesiminde, özellikle de Bağımsızlık Meydanı (Maidan Nezalezhnosti) çevresinde farklı özelliklere sahip birçok otel faaliyet gösteriyor.

3 yıldızlı ibis Kiev City Center, 4 yıldızlı Podol Plaza Hotel gibi meydan yakınında bulunan tesisler, toplu taşıma ağına yakınlıkları nedeniyle de genelde gezginlerin konaklamaya yönelik araştırmalarında ilk baktıkları yerler oluyor.

Bağımsızlık Meydanı ile bağlantılı olması ve benzer olanakları barındırması nedeniyle otel tercihinizi, siz de benim gibi Kreşatik Caddesi (Khreshchatyk) üzerindeki tesisler arasından yapabilirsiniz. Hafta sonları belirli saat dilimlerinde trafiğe kapatılan caddede ben, meydana yakın konumdaki 4 yıldızlı Khreshchatyk City Center Hotel‘de konaklamıştım.

Bu iki lokasyona alternatif olarak Podil Semti veya hemen karşısındaki Dniprovskiy Bölgesi sınırları içerisindeki oteller arasında da seçim yapabilirsiniz. Tarihi atmosferi ve manzaraları ile ilgi çekici bir yer haline gelen Podil’den kent merkezine ulaşım için metroyu kullanabilirsiniz. Dniprovskiy ise havalimanına yakın konumu ile öne çıkıyor.

Kiev gezi rehberi dâhilinde bahsetmiş olduğum konaklama bölgeleri ve tesisler hakkında detayları öğrenmek için “Kiev’de Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

  • Booking.com’da yer alan tüm Kiev otellerine göz atmak için tıklayın.

Kiev’de Gezilecek Yerler

kiev gezi rehberi gezip görülmesi gereken yerler

Vizesiz seyahat edebileceğiniz tatil destinasyonları arasında olan Kiev’de gezilecek tarihi yapıların büyük çoğunluğu ya Sovyet esintileri ya da Ortodoks mimarisinden izler taşıyor. Bunlara ek olarak kent merkezinde bile Goethe‘nin neden “parkın içindeki şehir” yakıştırmasını yaptığının kanıtı olan geniş yeşil alanları görebilirsiniz.

Gezi listenizin ilk sırasında yer verebileceğiniz Khreshchatyk, kentin ana caddesi olma özelliğini taşıyor. Çevresindeki binalarla beraber II. Dünya Savaşı’nın ardından Stalinist mimariye uygun şekilde yeniden inşa edilen cadde, günün büyük bölümünde canlı atmosfere sahip. Üzerinde yer alan en önemli turistik mekânsa Bağımsızlık Meydanı.

Ukrayna tarihine damgasını vuran birçok protesto gösterisinin gerçekleştirildiği meydanın ortasında Başmelek Mikail’in tasvir edildiği bir heykel yükseliyor. Alanda ayrıca kentin kurucularına adanmış anıt da oldukça ilgi çekiyor.

Kiev’de ziyaret edilmeye değer yapıların bir kısmının inşasında İstanbul’daki Bizans dönemi eserlerinden ilham alınmış. Ayasofya örnek alınarak 11. yüzyılda inşa edilen Aziz Sofya Katedrali, bu yapıların başında geliyor. Günümüzde müze olarak kullanılan dini yapının çan kulesine çıkıldığında tüm şehir kuşbakışı görülebiliyor. Aynı dönemden kalma Altın Kapı ise Konstantinopolis’in ana girişinin kopyası niteliğinde. Kentte farklı mimari tarzların etkisiyle tasarlanmış diğer yapılarsa Mariyinsky Sarayı, Ulusal Opera Evi ve Gorodetsky House.

Manzara izlemek ve bu arada bol bol fotoğraf çekip, sakin bir ortamda dinlenmek için gezi listenize 1874 yılında kurulan Mariinsky Park‘ı ekleyebilirsiniz. A.V. Fomin Botanical Garden, zengin bitki örtüsü ile özellikle ilkbaharda konuklarına hoş manzaralar sunuyor.

Kiev’in güneyindeki Pirogovo Açık Hava Müzesi, zengin bitki örtüsü aracılığıyla gezginleri büyülerken yerel kültürü öğrenmelerine yardımcı olacak ayrıntıları bünyesinde barındırıyor. Kentin en önemli simgesi konumundaki Anayurt Heykeli‘ne ev sahipliği yapan II. Dünya Savaşı Müzesi, zengin koleksiyonu vasıtasıyla Kiev’in en karanlık dönemine ışık tutuyor.

Kiev gezi rehberi bünyesinde kısa bilgiler vererek adlarını andığım mekânlar hakkında detaylı bilgileri Kiev Gezilecek Yerler başlıklı yazımda okuyabilirsiniz.

Kiev’de Ne Yapılır?

kiev gezisi kiev'de ne yapılır

Kiev gezi rehberi adlı yazımın bu bölümünü, kentte geçireceğiniz tatil günlerini daha keyifli hale getireceğini düşündüğüm aktivite önerilerime ayırdım. İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan Kiev tatili için gezi programınıza nereleri dâhil edebileceğinizi sıralamaya geçelim.

1. Huzur dolu ve eşsiz atmosfere sahip Kiev parklarında gezintiye çıkabilirsiniz. Dinyeper Nehri’nin kıyısındaki Mariyinsky ve Khreshchatyj parkları, hem zengin bitki örtüsü hem de barındırdıkları mimari güzellikler sayesinde özellikle ilkbaharda yoğun ilgi çekiyor.

2. Yakın tarihin en büyük nükleer felaketlerinden biri olan Çernobil reaktör kazası hakkında detayları öğrenmek için Khoryv Caddesi üzerindeki müzeye gidebilirsiniz. Hatta vaktiniz varsa müzeyle yetinmeyip özel turlara katılarak Çernobil’i ziyaret edebilirsiniz. Göz at: Kiev’den Çernobil’e 1 Günlük Grup Turu

3. Eğer askeri araçlara ve savaş tarihine meraklıysanız, yine özel turlara katılarak bilgi dağarcığınızı genişletebilirsiniz. Bu turlar; AK47 ile ateş etmekten Sovyet tankına binmeye kadar birçok farklı içerikle düzenleniyor.

4. Kentin geçmişine yönelik bilgiler öğrenmek için Andriyivksy Yokuşu üzerindeki One Street Müzesi‘ni gezebilirsiniz. Müzeyi ziyaretinizi tamamladıktan sonra yokuşta sıralanan dükkânlardan kente özgü el yapımı ürünler satın alabilirsiniz.

5. Doğayı keşfetmeyi seviyorsanız, bisiklet kiralayıp Golosiyivsky Ormanı‘nda keyifli bir gezintiye çıkabilirsiniz. Tabii buraya gelirken karşınıza çıkacak manzaraları ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinenizi yanınıza almayı sakın unutmayın.

6. Yaz tatili için Kiev’i tercih ettiyseniz yüzmek ve güneşlenmek için Hidropark Adası‘na gidebilirsiniz. Metro ile kolayca ulaşabileceğiniz adada birçok doğal plaj bulunuyor.

7. 1980’lerde Avraam Miletsky tarafından oluşturulmaya başlanan ve 2009’da genişletilen Heykeller Pasajı‘ndaki eserleri inceleyebilirsiniz. Sıra dışı çalışmalar ilginizi çekiyorsa gezi listenize Minyatür Müzesi‘ni de ekleyebilirsiniz.

Kiev’de Ulaşım

kiev gezi rehberi ulaşım

Kiev’in ana havalimanı konumundaki Boryspil‘den kent merkezine gitmek için en ekonomik seçenek olarak Sky Bus öne çıkıyor. Otobüs, tüm terminal binalarına uğradıktan sonra kent merkezine doğru seferine devam ediyor. Kişiye özel bir ulaşım olanağını daha cazip bulanlar içinse havalimanında çeşitli taksi firmaları faaliyet gösteriyor.

Dilerseniz havaaalanı otel özel transfer paketi satın alarak rahat edebilirsiniz, tıklayın: Boryspil Havalimanı Kiev’e Özel Varış Transferi

Kiev şehir içi ulaşım sisteminin en önemli parçalarını otobüsler ve troleybüsleroluşturuyor. Ancak bu araçlar işe gidiş ve işten çıkış saatlerinde bir hayli yoğun oluyor. Bu durum nedeniyle alternatif seçeneklere yönelirseniz önceliği Uklon, Uber veya Hopinuygulamaları üzerinden araç rezervasyonu yaptırmaya verebilirsiniz.

Şehir içerisinde temiz bir ortamda ve görece daha konforlu bir şekilde seyahat etmek isterseniz metroyu tercih edebilirsiniz. 3 hat ve 52 istasyondan oluşan metro ağında araçlar iş saatleri içerisinde 30 ila 150 saniye arasında değişen sürelerle sefere başlıyor.

Kiev’n şehir içi ulaşım ağını kullanacak bireylere finiküler ve tekne gibi nostaljik seçenekler de sunuluyor. Üst şehirden Podil’e ulaşımı sağlayan finiküler, yaz mevsiminde 06.00-23.00; kışınsa 07.00-22.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Sadece yaz aylarında faaliyette olan teknelerse Poshtova Ploshcka’dan aldıkları yolcularını Mezhyirya ve Kaniv’e taşıyor.

Kiev gezi rehberi bünyesindeki ilk bölümde de belirttiğim gibi kentteki trafik tabelalarında turistik alanların adları yerel dilin yanı sıra Latin alfabesiyle de yazıyor. Ancak özellikle taşıt içerisindeyken bu levhaları okumak zor olabiliyor.

O yüzden bir sorunla karşılaşmamak için Google Maps veya Maps.ME gibi uygulamaları kente seyahat etmeden önce cep telefonlarınıza indirmeniz mutlaka yararınıza olacaktır. Hatta isterseniz eski usul takılıp turizm ofislerinden alacağınız kent rehberlerini de aynı amaç doğrultusunda kullanabilirsiniz.

Kiev Şehir İndirim Kartı: Kyiv Pass

kiev gezi notları indirim kartları

Kiev, turistik açıdan oldukça ucuz bir şehir olduğu için birçokları tarafından tercih ediliyor. Özellikle kentteki yeme-içme, alışveriş, konaklama ve ulaşım kategorilerinde fiyatlar Avrupa’nın birçok yerine göre oldukça düşük seviyelerde. Tabii bu seviyeyi gezginlere özel indirim kartını kullanarak daha aşağı seviyelere çekebilirsiniz.

24, 48 ve 72 saat geçerliliğe sahip 3 farklı seçenek halinde gezginlere sunulan Kyiv Pass, ücretsiz müze ziyaretleri gerçekleştirilebilmesine ve metroda yolculuk yapılabilmesine olanak sağlıyor.

Ayrıca kart sayesinde anlaşmalı işletmelerde çeşitli oranlarda indirimlerdenyaralanılabiliyor. Hatta dilerseniz mobil uygulaması aracılığıyla sesli rehberlik hizmetini kullanarak kent gezintinizi çok daha keyifli hale getirebilirsiniz.

Şehir indirim kartının fiyatları 15 Euro’dan başlıyor. Metroda ücretsiz yolculuk için kartın plastik versiyonunu edinmek gerekiyor ve gerçekleştirilebilecek yolculuk sayısı pasonun geçerlilik süresi ile doğru orantılı olarak artıyor.

Kiev’de Alışveriş

kiev gezi rehberi alışveriş

Uygun fiyatları ve sunduğu seçeneklerin fazla oluşu sayesinde Kiev, alışveriş tutkunlarını bir hayli memnun ediyor. Kentte geçmişte pazarlar ve bazı caddelerin üzerinde yer alan küçük dükkânlarla sınırlı olan alışveriş olanakları, günümüzde modern alışveriş merkezleri ile mağazaların hizmet vermeye başlaması ile beraber çeşitlilik kazanmış. Bu mekânlarda Türk markalarını sıkça görürseniz sakın şaşırmayın.

Giyim ve aksesuar ürünleri satın almak için en ideal yerler AVM’ler. Alışveriş merkezleri arasında en yoğun ilgiyi, Bağımsızlık Meydanı’ndaki Mandarin Plaza ile Globus Mall çekiyor.

Antonovycha Caddesi üzerindeki Ocean Plaza, kentin en büyük ikinci AVM’si konumunda. Çeşitli kategorilere özgü ürünleri tek bir çatı altında görmekten hoşlananlar için kentteki bir diğer mekânsa Henerala Vatutina Caddesi’nde hizmet veren Sky Mall.

Kentteki sokak pazarları ise sebze-meyve dışındaki ürünlerin fiyatları konusunda pazarlık şansınızın olduğu tek yerler. Gıda ürünleri bakımından kentteki en iyi pazar, Khreschatyk ve Shevchenka caddelerinin kesiştikleri noktada kurulan Bessarabsky Rynok. Expocenter’da ve Petrivka Metro İstasyonu’na yakın konumda yer alan sokak pazarında ise ilgi çekici eşyalar bulabilirsiniz.

Kente özgü bir şeyler almak isterseniz ilk iki tercih hakkınızı Ukrayna’nın milli içkisi Horilkave Poltava Balı‘ndan yana kullanabilirsiniz.

Süs eşyası almak size daha cazip gelirse Petrikivka tarzı seramiklere, desenli paskalya yumurtalarına ya da Matruşka çeşitlerine odaklanabilirsiniz. Geleneksel giyim kültüründe önemli yere sahip Vinok ve refahın, sağlığın, bereketin sembolü sayılan Didukh da oldukça hoş görünüme sahip süs eşyaları. Hatta daha sıra dışı bir dekoratif eşya almaya niyetliyseniz asırlar boyu gücü ve otoriteyi temsil ettiğine inanılan Bulawa‘yı tercih edebilirsiniz.

Kiev gezi rehberi dâhilinde değinmiş olduğum alışveriş bölgeleri ve ürünler hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, “Kiev Alışveriş Rehberi & Kiev’den Ne Alınır?” başlıklı kapsamlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kiev’de Yeme İçme

kiev gezi notları kiev'de ne yenir

Tarihi boyunca birçok farklı kültürle etkileşime girmiş olan Kiev’de zengin bir yemek kültürü varlığını sürdürüyor. Bu sayede kentteki yeme-içme mekânlarını menülerinde sadece Slav lezzetlerini değil Orta Avrupa hatta Türk mutfağına özgü yemekleri de görebilmek mümkün oluyor. Hatta Bağımsızlık Meydanı çevresine giderseniz ülkemize özgü tariflerin sunulduğu restoranları rahatlıkla bulabilirsiniz.

Slav kültürünün olmazsa olmaz lezzetleri Borsch çorbası, Varenyky ve Kievski hemen hemen her restoranın menüsünde yer alıyor. Bu lezzetlere ek olarak kendi ülkemizde de yaygın olarak tüketilen yemekler kentte Kapusniak (Kapuska), Holubtsy (Lahana Sarması) ve Shashlik (Şiş Kebap) isimleriyle anılıyor.

Tatlı keyfi içinse önceliği Cake Kiev ya da Syrniki‘ye verebilirsiniz. Kuru üzüm ve peynir dolgulu Nalisniki de bana göre mutlaka denenmesi gereken bir tatlı.

Kiev gezi rehberi başlıklı yazımın bu bölümünde özet geçtiğim yerel mutfak kültürü ile ilgili tüm detayları ve mekân önerilerini “Kiev’de Ne Yenir? En Popüler Yöresel Yemekler” adlı içeriğimizde bulabilirsiniz.

Kiev Gece Hayatı

kiev gezi rehberi gece hayatı

Kiev gezi rehberi hazırlayıp da gece hayatına değinmemek bence büyük eksiklik olur çünkü Ukrayna’nın her kentinde olduğu gibi burada da gayet bol alternatifli ve renkli bir eğlence kültürü gezginleri bekliyor.

Gece kulüplerine girişte kontroller olabildiğince sıkı tutuluyor. Bu tarz mekânlar 22.00’da açılıp 06.00’a kadar faaliyetlerini sürdürüyor. Barlarsa genelde daha erken saatlerde hizmet vermeye başlıyor. Kiev’deki eğlence mekânları genelde fiyat açısından oldukça ekonomikler.

Eğer canlı müzik eşliğinde keyifli bir akşam geçirmek isterseniz, Pobedy Bulvarı’ndaki Pivarium‘a gidebilirsiniz. Tematik ortamlarda eğlenmek size daha uygun geliyorsa Blyndazhsizin için daha uygun olabilir. Canlı Dj performansları eşliğinde eğlenmeyi amaçlayanlar için ideal içeriğe sahip gece kulüplerinin başında D-Lux, Art Club 44, Forsage ve Patiba geliyor.

İrlanda stilini yaşatan The Golden Gate Pub, O’Briens ve Belfast Pub kentin gece hayatına zenginlik katan mekânlar. Belçika biraları eşliğinde koyu bir sohbete dalmak isteyenlerse soluğu ya Le Commopolite‘te ya da Belle-Vue‘da alıyor.

Kiev gezi rehberi yazısı boyunca ulaşımdan alışverişe, gezilecek yerlerden konaklama konusuna kadar elimden geldiğince birçok detaylı bilgi paylaşmaya çalıştım. Eğer sizin de şu bilgileri de Kiev gezi rehberi yazısına eklemelisiniz dediğiniz şey varsa mutlaka yorum olarak bizimle paylaşın.

Kiev Şehir Merkezi Otelleri

Şehir merkezinde yer alan otellerin konumlarını alttaki harita üzerinde inceleyebilirsiniz. Gösterilen fiyatlar bugüne ait gecelik konaklama ücretleridir. Dilerseniz destinasyon ve tarih bilgilerini girerek fiyatları inceleyebilirsiniz.